1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Ustadı olum yıldonumunde rahmetle anıyoruz

Gönderilme zamanı: Cmt May 26, 2007 11:53 am
gönderen sehzade
26 Mayıs 1905 de doğdu. Maraş lı bir soydan gelen Necip Fazıl ın çocukluğu, mahkeme reisliğinden emekli büyük babasının İstanbul Çemberlitaş ta ki konağında geçti. İlk ve orta öğrenimini Amerikan ve Fransız kolejleri ile Bahriye Mektebi nde (Askeri Deniz Lisesi) tamamladı. Lisedeki hocaları arasında dönemin ünlülerinden Yahya Kemal, Ahmet Hamdi (Akseki), İbrahim Aşkı gibi isimler vardı. İstanbul Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü bitirdikten (1924) sonra gönderildiği Fransa da Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümünde okudu. Paris te geçen bohem günlerinden sonra, Türkiye ye dönüşünde Hollanda, Osmanlı ve İş Bankalarında müfettiş ve muhasebe müdürü olarak çalıştı. Bir Fransız okulu, Robert Kolej, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi, Ankara Devlet Konservatuarı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi nde hocalık yaptı(1939-43). Sonraki yıllarında fikir ve sanat çalışmaları dışında başka bir işle meşgul olmadı. Şairliğe ilk adımını on yedi yaşında iken, annesinin arzusuyla başladı ve ilk şiirleri Yeni Mecmua da yayımlandı. Milli Mecmua ve Yeni Hayat dergilerinde çıkan şiirleriyle kendinden söz ettirdikten sonra, Paris dönüşü yayımladığı Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı şiir kitapları onu çok genç yaşta çağdaşı şairlerin en önüne çıkararak edebiyat çevrelerinde büyük bir hayranlık ve heyecan uyandırdı. Henüz otuz yaşına basmadan çıkardığı yeni şiir kitabı Ben ve Ötesi (1932) ile en az öncekiler kadar takdir toplamayı sürdürdü Şöhretinin zirvesinde iken felsefi arayışlarını sürdürüp içinde yeni bir dönemin doğum sancısını hisseden Necip Fazıl için 1934 yılı gerçekten de hayatının yeni bir dönemine başlangıç olur. Bohem hayatını en koyu rengiyle yaşadığı günlerde Beyoğlu Ağa Camii nde vaaz vermekte olan Abdülhakim Arvasi ile tanışır ve bir daha ondan kopamaz. Necip Fazıl ın hemen tümünde üstün bir ahlak felsefesinin savunulduğu tiyatro eserlerini birbiri ardına edebiyatımıza kazandırması bu döneme rastlar. Tohum, Para, Bir Adam Yaratmak gibi piyesleri büyük ilgi görür. Bu eserlerden Bir Adam Yaratmak, Türk tiyatrosunun en güçlü oyunlarındandır. Necip Fazıl ın şairliği ve oyun yazarlığı kadar önemli yönü, çıkardığı dergiler ve bu dergilerde çıkan yazılarla sürdürdüğü mücadeledir. Haftalık Ağaç dergisi(1936, 17 sayı) dönemin ünlü edebiyatçılarının toplandığı bir okul olmuştur. Büyük Doğu dergisinde çıkan yazılarıyla İsmet Paşa ve tek parti (CHP) yönetimine şiddetli bir muhalefet sürdürmesi sonucu hakkında açılan çok sayıda davada yüzlerce yıl hapsi istendi, Cinnet Mustatili adlı eserinde hapishane anıları yer alır. Sık sık kapatılan ve toplatılan Büyük Doğu nun çıkmadığı sürelerde günlük fıkra ve çeşitli yazılarını Yeni İstanbul, Son Posta, Babıalide Sabah, Bugün, Milli Gazete, Hergün ve Tercüman gazetelerinde yayımlandı. Büyük Doğu da çıkan yazılarında kendi imzası dışında Adıdeğmez, Mürid, Ahmet Abdülbaki gibi müstear isimler kullandı. 1962 yılından itibaren de hemen hemen tüm Anadolu şehirlerinde verdiği konferanslarla büyük ilgi topladı. 1980 de Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü nü, İman ve İslam Atlası adlı eseriyle fikir dalında Milli Kültür Vakfı Armağanı nı (1981), Türkiye Yazarlar Birliği Üstün Hizmet Ödülü nü (1982) almıştır. Ayrıca Türk Edebiyatı Vakfı nca 1980 de verilen beratla Sultan-üş Şuara (Şairlerin Sultanı) ünvanını kazanmıştır

Gönderilme zamanı: Cmt May 26, 2007 12:04 pm
gönderen ByUkaLa
Her yanına geldiğimde ondan bi parça birşeyler anlatır durursun :) şimdi onu sevdiğini biraz daha iyi anladım.


saygılar

Üstad Necip Fazıl.

Gönderilme zamanı: Cmt May 26, 2007 12:11 pm
gönderen yilmaz.sahin
Uslubü, bilgisi, karizması ile günümüzde bile birçoğumuzun neredeyse fikir önderi. Yazdıklarını genelde yaşadıkları ve yaşamak istedikleri üzerine kaleme almış, sonralarında bunları rızai ilahi çerçeveye mükemmelce oturtmuş bu düşünürümüzün eserlerini okumaktan müthiş heyecan duymaktayım. Özellikle gençliğe verdiği önemi günümüz gençlerinin bu eserleri okuyarak alması gerçekten büyük bir şans. Ruhun şad olsun ey büyük insan.

"Sönük edebiyatımızda bir gedik açtın mukaddes mi mukaddes, artık kahpe rüzgarlar nereden eserse essin, sen merak etme üstad" :)

Orjinali : "Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes;
Ey kahbe rüzgar!Artık ne yandan esersen es!" NFK

Konuyu gündeme taşıdığın için teşekkür ediyorum sehzade.

Gönderilme zamanı: Cmt May 26, 2007 1:59 pm
gönderen zeynep
paylasimin icin tesekürler. insanlar arkalarinda güzel eserler birakiyorsa onlar zaten ölmüyorlar. bir nesilden diger nesile daima hatirlaniyorlar. NFK Allahin rahmeti üzerine olsun.


Paylasimlarinin devami dilegi ile.

Re: Ustadı olum yıldonumunde rahmetle anıyoruz

Gönderilme zamanı: Cmt May 26, 2007 3:49 pm
gönderen gulesevdali
Ne görsem,ötesinde hasret çektiğim diyar;kavuşmak nasıl olmaz madem ki ayrılık var...(adını yazmaktan onur duyduğum) NECİP FAZIL KISAKÜREK..
çok teşekkür ederim :)