1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

ARKADAŞ ile DOST ARASINDAKİ FARKLAR

Gönderilme zamanı: Cum Oca 16, 2009 3:03 pm
gönderen erdinc.sahin
ARKADAŞ ile DOST KAVRAMI

Arkadaş evinize geldiğinde misafir gibi davranır,
Dost geldiğinde buzdolabını açıp istediğini alır.
Arkadaş senin ağladığını görmez,
Dostunun omuzu ise senin gözyaşlarınla ıslanır.
Arkadaş davetine katılınca bir paket hediye ile gelir,
Dost sana yardım etmek için erken gelir; toparlanman için geç gider.
Arkadaş, onu o yattıktan sonra ararsan rahatsız olur,
Dost neden bu kadar geciktiğini sorar, derdini anlatmak için,
Arkadaş bir kavgadan sonra her şeyin bittiğini düşünür,
Dost ise tekrar arar.
Arkadaş senin daima onun arkanda olmanı ister,
Dost ise her zaman senin arkandadır.
Arkadaş zaaflarınızı öğrenir ve onları kullanabilir,
Dost zevklerinizi öğrenir ve onlara hitap eder.
Arkadaş zayıflıklarınızı bilirse başınıza kakar,
Dost zayıflıklarınızı bilirse örtmeye çalışır.
Arkadaş sizi ikinci görmek ister,
Dost ikinciniz olmaktan şeref duyar
Arkadaş sıkıntınız olmadığında yanınızdadır,
Dost sıkıntınız olduğunda size koşar,
Arkadaşlarınıza siz huzur vermeye çalışırsınız,
Dostlarınız size huzur vermeye çalışır.



Gönderilme zamanı: Cum Oca 16, 2009 10:39 pm
gönderen ERKAN_OZDEMIR
Herkesle belki arkadaşlık kurulabilir ama herkes ile dostluk kurulamaz sağolasın Erdinç biz artık yaşadığımız sürece bu fani dünyada gerçek dostlarımızı görmeye çalışıyoruz.. ... .... ..........

Re: ARKADAŞ ile DOST ARASINDAKİ FARKLAR

Gönderilme zamanı: Sal Şub 10, 2009 11:54 pm
gönderen zeynep
Erdinç,

yüreğine ve ellerine sağlık DOSTÇA bir paylaşım... :super:

Re: ARKADAŞ ile DOST ARASINDAKİ FARKLAR

Gönderilme zamanı: Prş Şub 26, 2009 10:24 pm
gönderen iskesurlu60
bu yazıya bakılırsa vah halimize .nerde bulacağız ??? ::kafayikiracam:: ::olamaz:: ::sorry::

Re: ARKADAŞ ile DOST ARASINDAKİ FARKLAR

Gönderilme zamanı: Cum Şub 27, 2009 8:43 am
gönderen demet.sahin
Erdinç Bey;
Yüreğine sağlık. Birçok arkadaşım var ama dostum sayılı. Bu kıstaslardan olsa gerek değl mi ?

Re: ARKADAŞ ile DOST ARASINDAKİ FARKLAR

Gönderilme zamanı: Cum Şub 27, 2009 1:02 pm
gönderen Ugur Ozdemir
Erdinc kardes güzel paylasimin icin sagolasin,Insallah sevdiklerimize ''Dost'' olabiliriz.

Re: ARKADAŞ ile DOST ARASINDAKİ FARKLAR

Gönderilme zamanı: Cmt Şub 28, 2009 2:05 am
gönderen MATRAX:)
gercekten dost bulmak helde bu devirde cok zor ama ince eleyip sık dokumak lazim bu arada konuda :alkis: deger bir konu :okey:

Re: ARKADAŞ ile DOST ARASINDAKİ FARKLAR

Gönderilme zamanı: Cmt Şub 28, 2009 5:17 pm
gönderen emrahyildiz
bir çok tanıdgımö muhabbetimin güsel oldugu arkadaşım vardır hani tabiri caizse gençlerin dilin de kanki :) veya dostum dedigim fazla insan yoktur yani elle sayıla bilir çok kolayca onun için önemli olan dost bulmak zaten bu hayatta

Re: ARKADAŞ ile DOST ARASINDAKİ FARKLAR

Gönderilme zamanı: Prş Mar 05, 2009 11:00 pm
gönderen Ugur Ozdemir
Hastalıkların tedavisi sadece bir takım iğne ve haplardan ibaret değildir..
ALLAH (c.c) Kur’ân-ı Kerîm’de, Kur’ân ve balın şifa olduğunu beyan ediyor.
Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v) fakirleri doyurmanın, yetimi sevindirmenin, sadaka vermenin, tebessümün… de birçok hastalıklar için şifa olduğunu haber veriyor.
Hz. Dâvud Aleyhisselâm’ın hikmetli bir sözü vardır. Der ki:
“Dostlardan ayrı kalmak kişiyi hasta eder.”
Demek ki, hakiki dost da birçok hastalıklar için şifa oluyor.
Hakiki dostluk ALLAH (c.c) için olanıdır. Bundan dolayı hakiki dostlar demişler ki:
Fâni dünyanın padişahı değiliz.
Gönül hırkalarını yamar giyeriz.
Dostlarla ağlar dostlarla güleriz…
Dostlarla gülüp dostlarla ağlayabilmek; böyleleriyle dostluk bağları oluşturabilmek mesele budur.
Böyle dostların yokluğudur insanları hasta eden.
Şair Bâki’ye arkadaşları kaç çeşit dost var diye sorarlar.
Bâki, üç çeşit dost olduğunu söyler ve şöyle sıralar:

“Bir dost vardır gıda gibidir, onu her gün ararsın
Bir dost vardır ilâç gibidir, icâb ettiğinde ararsın.
Bir dost vardır ki hastalık gibidir, o seni arar.”



Hadi, kendimizi tahlil edelim bakalım, bizim dostluğumuz ve dostlarımız hangi gruba giriyor?
Dostlarınız ne kadar çok olursa olsun katiyyen bezginlik göstermeyin.
Dostları çoğumsamayacağız, bin dostumuz da olsa.
Düşmanlarımızı da bir tane bile olsa azımsamayacağız.
Dinimizin düşmanı câmi bile yapsa onu “Mescid-i Dırar” bileceğiz.
Dostlarını asla üzmeyeceksin; nasıl olsa onlar sadık diyerek ihmâl de etmeyeceksin.
Senin dostluğun eline geçen makam, mevki, şan ve şöhretle birlikte netleşir.
Eba Müslim Horasanî’nin enfes bir tespiti vardır.
Levha yapıp duvarlara asılması her gün de okunması gereken bir tespit.
O diyor ki:
“Onlar, zararlarından emin oldukları için dostlarını uzak tuttular.
Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de düşmanlarını yakınlaştırdılar.
Yakınlaştırılan düşman dost olmadı.
Ama uzaklaştırdıkları dost düşman oldu.
Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu.”
Bu meyanda Hz. Ali (RA)’nin bir sözü burada yerini almalı.
Diyor ki:
“Dostların kâlbini kırmakla düşmanların arzularına hizmet etmiş olursun…”
Dostunu-düşmanını tanıyamamak denilen şey de bu olsa gerek.
İmam-ı Şâfii rahmetullahi aleyh hazretleri de dostluk hakkında hep kulaklarımızda küpe gibi kalması gereken şu tespitinde der ki:
“Zor günde faydası olmayan arkadaş,
Düşmanına yakındır kıyaslanırsa,
Hangi asırda yaşarsa yaşasınlar,
Gerçek dostlar ve kardeşler,
Ortaya çıkar o kederli ânlarda…”

Batı ve Batılı kafa yapısına sahip kimselerden gerçek dost olmaz.
çünkü Batılı insanın kafası bakkal terazisi gibidir.
Hep maddî düşünür.
Ne kadar menfaat koyarsan o kadar dostluk alırsın.
Onların dostluğu, arkadaşlığı, akrabalığı, komşuluğu hep menfaate dayanır. Batılı’nın aklı kendi eliyle yapıp istasyonlara koyduğu gazoz makinesi gibidir.
Bu makineye para atmazsan nasıl gazoz çıkmazsa, Batılılara da menfaat vermezsen dostluk alamazsın.
Sadece menfaate dayanan Batı dostluğuna kanmak şuursuzluğun neticesidir.
Dostlarımıza bakalım; hakiki mi sahte mi?
Denemeden de anlayamayız.Muhtaç olduğumuz anlar denemek için bir fırsattır...

Mevlam gercek dostluklardan ayirmasin.