SİZLER İÇİN SEÇTİM
SİZLER İÇİN SEÇTİM
DÜŞLERİMDE KALDI SEVDAM
Gökyüzü zifiri karanlıkken,pembe bir dünyada elele bu sevdanın içindeydik senle…
Ve birlikte sonsuz olmaktı temennimiz.
Çocuksu düşlerimiz vardı,sadece ikimizin olduğu…
Zamanda uzun,yaşamda kısa olan bu aşkta;
En güzel sevinçleri,en güzel anıları paylaştık,sevdaya dair çok şey öğrendik. Sevmeyi,gülmeyi ve terk etmeyi öğrettin bana,yaşamın sevince anlam taşıdığını gösterdin…
Sevdim seni !
Can verip yollara düşecek kadar,
Kimsenin gücü yetmeyeceği kadar sevdim.
Uykularımızı paylaştık seninle,bir gece değil gecelerce uykusuz kaldık.
Aşkımız için zamansız sevdik birbirimizi,umarsız,çıkarsız,yalansız…
Dünyalara sığmayacak aşkımızı küçük yüreklerimize sığdırdık,
Ayrılıklarımızı yaşanmamış saydık,
Öyle ki hep birlikte olmalıydık.
Sözler verdik birbirimize tutamayacağımızı bile bile…
Sonra ayırdılar bizi;
Kimseler düşünmedi ! seni,beni,sevgimizi.
Sensiz hayat yoktu.
Söz vermiştim sana,sevdama söz…
Yaşayamazdım…bu sevdayı içime gömüp,seni bırakamazdım.
Aldırış etmedim kimseye ayrılmadım senden.
Sonra sen istemedin beni,sevdamın taşıyamayacağı sözler söyledin,bu aşkı hançerledin…sevdiğim ne yapar bile demedin,ama ben bıkmadım…
Şimdi ise ayrılığımızın en karasında kara sevda oldu sevdam.
Sen belki unuttun,ama ben unutmadım,unutamadım.
Yeniden başlamak için çok çabaladım,olmadı,nafile…
Sadece DÜŞLERİMDE KALDI SEVDAM…
Şimdi sen yaşıyorsun,beni öldürdün,yüreğinde bana ait bir iz bile yok.
Hatırla söz vermiştik sevdamıza,yaşadıkça bu aşkla beraber olacağımıza…
Yalanmış oysa…gittin hayatımdan ama sevdan hep benimle.
Bir gün üstümde çimenler bittiğinde bile sevdan yaşıyor olacak.
Beni umut kurşunuyla vurdun ! ama onu öldüremezsin…
Çünkü;sevdaya kurşun işlemez gülüm…
[/b]
Gökyüzü zifiri karanlıkken,pembe bir dünyada elele bu sevdanın içindeydik senle…
Ve birlikte sonsuz olmaktı temennimiz.
Çocuksu düşlerimiz vardı,sadece ikimizin olduğu…
Zamanda uzun,yaşamda kısa olan bu aşkta;
En güzel sevinçleri,en güzel anıları paylaştık,sevdaya dair çok şey öğrendik. Sevmeyi,gülmeyi ve terk etmeyi öğrettin bana,yaşamın sevince anlam taşıdığını gösterdin…
Sevdim seni !
Can verip yollara düşecek kadar,
Kimsenin gücü yetmeyeceği kadar sevdim.
Uykularımızı paylaştık seninle,bir gece değil gecelerce uykusuz kaldık.
Aşkımız için zamansız sevdik birbirimizi,umarsız,çıkarsız,yalansız…
Dünyalara sığmayacak aşkımızı küçük yüreklerimize sığdırdık,
Ayrılıklarımızı yaşanmamış saydık,
Öyle ki hep birlikte olmalıydık.
Sözler verdik birbirimize tutamayacağımızı bile bile…
Sonra ayırdılar bizi;
Kimseler düşünmedi ! seni,beni,sevgimizi.
Sensiz hayat yoktu.
Söz vermiştim sana,sevdama söz…
Yaşayamazdım…bu sevdayı içime gömüp,seni bırakamazdım.
Aldırış etmedim kimseye ayrılmadım senden.
Sonra sen istemedin beni,sevdamın taşıyamayacağı sözler söyledin,bu aşkı hançerledin…sevdiğim ne yapar bile demedin,ama ben bıkmadım…
Şimdi ise ayrılığımızın en karasında kara sevda oldu sevdam.
Sen belki unuttun,ama ben unutmadım,unutamadım.
Yeniden başlamak için çok çabaladım,olmadı,nafile…
Sadece DÜŞLERİMDE KALDI SEVDAM…
Şimdi sen yaşıyorsun,beni öldürdün,yüreğinde bana ait bir iz bile yok.
Hatırla söz vermiştik sevdamıza,yaşadıkça bu aşkla beraber olacağımıza…
Yalanmış oysa…gittin hayatımdan ama sevdan hep benimle.
Bir gün üstümde çimenler bittiğinde bile sevdan yaşıyor olacak.
Beni umut kurşunuyla vurdun ! ama onu öldüremezsin…
Çünkü;sevdaya kurşun işlemez gülüm…
[/b]
GURBET
Gurbet bir zincir ayaklarıma
Hasretin bir türkü olmuş dudaklarıma
Eski bir resmin var hep avuçlarımda
Gelemem sevdiğim zincir olmuş gurbet ayaklarıma
Gurbet bir rüzgar bense bir yaprak
Sürüklüyor beni bilmem ne yapacak
Gurbete alıştım ben sevdiğim
Öldürse biliyorum ardımda sadece seni ağlatacak
Gurbet bir zincir ayaklarıma
Hasretin bir türkü olmuş dudaklarıma
Eski bir resmin var hep avuçlarımda
Gelemem sevdiğim zincir olmuş gurbet ayaklarıma
Gurbet bir rüzgar bense bir yaprak
Sürüklüyor beni bilmem ne yapacak
Gurbete alıştım ben sevdiğim
Öldürse biliyorum ardımda sadece seni ağlatacak
SEN GİT AŞK BANA KALSIN
Her gidişine ayrı anlam yüklüyorum, yapma allah aşkına. Ya hep kal benimle söz etme gidişlerden, ya da silinsin isminde cisminde…
Oynama benimle, dengemi bozuyorsun. Aşkı yaşayacak yürek bırakmıyorsun insanda, böyle değildin SEN…
Bittiyse heyecanın bileyim bende. ‘SENİ ÇOK SEVİYORUM’ diye başlayan ve ‘AMA…’ ile devam eden cümleleri duymaktan bıktım. Seviyorsan seviyorsundur, aması olmaz bu işin.
Üstelik bir cümlede ‘AMA…’ varsa bir önceki yargının hiçbir hükmü yoktur artık. ‘Seni çok seviyorum ama birlik te olmamız imkansız…’ İmkansız diyebiliyorsan eğer sevmiyorsundur demektir. Bahaneler arkasına sığınma.
İnsanların hayatına sorgusuz sualsiz girip, darmadağın eden, sonrada hiçbirşey söylemeden gitmeye çalışanlardan nefret ediyorum. Sen de böylemisin ?
Yürekli ol biraz, haydi konuş. Söyle gitmek istediğini. İki çift sözü haketmedi mi bu aşk ? yaşanılan bunca şeye hiç mi saygın yok ?
Ah ben, niye yanılıyorum hep. Niye tam ‘ İşte bu ’ dediklerim sömürüyor aşkımı ? Biraz daha mı katı olmalıyım ? Biraz daha mı kapalı tutmalıyım kapılarımı ? Bazen bu dünyadan olmadığımı düşünüyorum. Bu devrin adamı değilim. Oyun çeviremiyorum, hesap yapamıyorum. Bana ait olmayan kişiliklere bürünüp bir plan dahilinde hareket edemiyorum. İnsanız biliyorum, hepimizin zaafları var, hepimiz egolarımıza boyun eğebiliyoruz. İyi de hep beni mi bulacak bunlar ?
Hiçbir kaygıya yer vermeden, hiçbir hesabı düşünmeden açsaydın bana yüreğini, işte o zaman görürdün bir aşkın nasıl efsaneye dönüşebileceğini.
Sen gözlerini kapıyorsun, bir sen varsın, başka hiç kimseye bakmıyorsun. Her şey senin çevrende şekillenmeli, her şey sana göre dizayn olmalı. Beceremiyorum böyle davranmayı kusurabakma.
Aşk tam teslimiyet ister. Kendini aşkın kollarına ya bırakırsın ya da bırakmazsın. ‘Bir yanım dışarıda kalsın’ dediğin noktada aşkı boğarsın. Yok edersin o güzelim duyguyu. Bu yüzden hep cesurların işidir aşk. Kaçışları, yalanları, aptalca oyunları kabul etmez. Aşk, saf, duru insanları sever. Kafasında binbir tilki dönenler aşkı yaşayamazlar. İsteselerde yaşayamazlar. Arınmalısın en saf, en duru haline dönmelisin ki yaşayabilesin aşkı.
Kısacası SEVGİLİM, sana göre değil bu iş. Senin yolun açık olsun, bırak aşk bana kalsın…
Her gidişine ayrı anlam yüklüyorum, yapma allah aşkına. Ya hep kal benimle söz etme gidişlerden, ya da silinsin isminde cisminde…
Oynama benimle, dengemi bozuyorsun. Aşkı yaşayacak yürek bırakmıyorsun insanda, böyle değildin SEN…
Bittiyse heyecanın bileyim bende. ‘SENİ ÇOK SEVİYORUM’ diye başlayan ve ‘AMA…’ ile devam eden cümleleri duymaktan bıktım. Seviyorsan seviyorsundur, aması olmaz bu işin.
Üstelik bir cümlede ‘AMA…’ varsa bir önceki yargının hiçbir hükmü yoktur artık. ‘Seni çok seviyorum ama birlik te olmamız imkansız…’ İmkansız diyebiliyorsan eğer sevmiyorsundur demektir. Bahaneler arkasına sığınma.
İnsanların hayatına sorgusuz sualsiz girip, darmadağın eden, sonrada hiçbirşey söylemeden gitmeye çalışanlardan nefret ediyorum. Sen de böylemisin ?
Yürekli ol biraz, haydi konuş. Söyle gitmek istediğini. İki çift sözü haketmedi mi bu aşk ? yaşanılan bunca şeye hiç mi saygın yok ?
Ah ben, niye yanılıyorum hep. Niye tam ‘ İşte bu ’ dediklerim sömürüyor aşkımı ? Biraz daha mı katı olmalıyım ? Biraz daha mı kapalı tutmalıyım kapılarımı ? Bazen bu dünyadan olmadığımı düşünüyorum. Bu devrin adamı değilim. Oyun çeviremiyorum, hesap yapamıyorum. Bana ait olmayan kişiliklere bürünüp bir plan dahilinde hareket edemiyorum. İnsanız biliyorum, hepimizin zaafları var, hepimiz egolarımıza boyun eğebiliyoruz. İyi de hep beni mi bulacak bunlar ?
Hiçbir kaygıya yer vermeden, hiçbir hesabı düşünmeden açsaydın bana yüreğini, işte o zaman görürdün bir aşkın nasıl efsaneye dönüşebileceğini.
Sen gözlerini kapıyorsun, bir sen varsın, başka hiç kimseye bakmıyorsun. Her şey senin çevrende şekillenmeli, her şey sana göre dizayn olmalı. Beceremiyorum böyle davranmayı kusurabakma.
Aşk tam teslimiyet ister. Kendini aşkın kollarına ya bırakırsın ya da bırakmazsın. ‘Bir yanım dışarıda kalsın’ dediğin noktada aşkı boğarsın. Yok edersin o güzelim duyguyu. Bu yüzden hep cesurların işidir aşk. Kaçışları, yalanları, aptalca oyunları kabul etmez. Aşk, saf, duru insanları sever. Kafasında binbir tilki dönenler aşkı yaşayamazlar. İsteselerde yaşayamazlar. Arınmalısın en saf, en duru haline dönmelisin ki yaşayabilesin aşkı.
Kısacası SEVGİLİM, sana göre değil bu iş. Senin yolun açık olsun, bırak aşk bana kalsın…
YA BİR GÜN BİTERSE
Ya bir gün biterse bu ızdırabın sonu
Sevginin sonu gelir mi sence
Ya bir gün gelirse naparım o zaman
Ya sen naparsın hiç düşündün mü ?
Ya bir gün biterse bu ızdırabın sonu
Mahşer gününde mi konuşuruz ancak
Belkide o bile olmaz
Sen başkasının ben başkasının olmuşuzdur çoktan !
Ya bir gün biterse bu ızdırabın sonu
Sevgi seli bitermi sence bir gün
Coşkun dereler durulur mu ?
Ya hızla yağan yağmur diner mi sence
Ya bir gün biterse bu ızdırabın sonu
Sararan yaprak yeniden yeşerir mi ?
Kırılan dal yeniden biter mi dal olarak
Solan çiçek yeniden canlanır mı
Ya bir gün biterse bu ızdırabın sonu
Sevginin sonu gelir mi sence
Ya bir gün gelirse naparım o zaman
Ya sen naparsın hiç düşündün mü ?
Ya bir gün biterse bu ızdırabın sonu
Mahşer gününde mi konuşuruz ancak
Belkide o bile olmaz
Sen başkasının ben başkasının olmuşuzdur çoktan !
Ya bir gün biterse bu ızdırabın sonu
Sevgi seli bitermi sence bir gün
Coşkun dereler durulur mu ?
Ya hızla yağan yağmur diner mi sence
Ya bir gün biterse bu ızdırabın sonu
Sararan yaprak yeniden yeşerir mi ?
Kırılan dal yeniden biter mi dal olarak
Solan çiçek yeniden canlanır mı
ZALİM
Haydi git, bu yol senin yolun . dilediğince özgür at adımlarını.
Kendin için iyi olanı yapıyorsun ya ne önemi var gerisinin.
Yaşadığımız kısa günlarin anısına sığınır, atlatmaya çalışırım bu acıyı…
Peki sen biliyormusun bu acıya katlanmanın ilacını? Bu yürek sancısını ne dindirecek?
Bu geceler nasıl geçecek ? Söyle yâr içimi kor gibi yakan bu ateş nasıl sönecek ?
Sensiz kalmaktan daha kötü ne olabilir bu hayatta ? Bir insanın başına en kötü şey gelmişse başka hiçbirşeyden korkmuyor. Bir tek seni kaybetmekten korkuyordum, onu da yaşadım zaten… Haydi git merak etme yaşayacağım.
SENSİZ OLSAMDA BU SEVDAYI YAŞATACAĞIM…
Haydi git, bu yol senin yolun . dilediğince özgür at adımlarını.
Kendin için iyi olanı yapıyorsun ya ne önemi var gerisinin.
Yaşadığımız kısa günlarin anısına sığınır, atlatmaya çalışırım bu acıyı…
Peki sen biliyormusun bu acıya katlanmanın ilacını? Bu yürek sancısını ne dindirecek?
Bu geceler nasıl geçecek ? Söyle yâr içimi kor gibi yakan bu ateş nasıl sönecek ?
Sensiz kalmaktan daha kötü ne olabilir bu hayatta ? Bir insanın başına en kötü şey gelmişse başka hiçbirşeyden korkmuyor. Bir tek seni kaybetmekten korkuyordum, onu da yaşadım zaten… Haydi git merak etme yaşayacağım.
SENSİZ OLSAMDA BU SEVDAYI YAŞATACAĞIM…
• Sevmek inanmaktır.
• Sevmek yaşamaktır.
• Sevdiğini kendisi gibi, kendisinden de çok duyumsamaktır.
• Sevmek sevdiği olmaktır.
• Sevmekte ikilikler kalkar, bir olmalara gidilir. İki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide. Tek bir kalp olunur, tek bir yürek olunur.
• Sevmek paylaşmaktır . Sevdiğiyle sevdiğini paylaşmaktır. Sevdiğiyle kalbini bölüşmektir sevmek. Ki tek kalp olunsun.
• Sevgide son yoktur. Sevgiler hiçbir zaman son bulmazlar. Biten sevgiler yoktur, bitmiş gibi görünen sevgiler vardır. Vazgeçiş de yoktur sevgide. Yaşandıkça yaşatılır sevilen. Ama kimi zaman sevgili için kimi zamansa sevginin bir gereği olarak saklanır bu aşklar. Vazgeçiş yoktur, vazgeçmiş gibi görünmek vardır o yüzden.
• Sevmekte istemek yoktur. Sevgilinin olduğu yerde son bulur istekler. Bir şey varsa istediğin bu senin için değil, sevgili için istediğindir. Ondan O'nun adına istersin. O'nu daha sonsuz sevebilmek için istersin. Sevme özgürlüğünü istersin, kabul edilmesini istersin. İstersin ama bir gün gelir bu istekler de son bulur. Kendinden istersin artık. Sevgiliyi daha çok sevmek istersin kendinden. Sonsuz kılmak istersin. Bu yolda sevgili olur mu, olmaz mı bunu sevgilinin isteği belirler.
• Sevmek sevgiliyi istememeyi öğrenmektir. Sevmek sevgiliyi sevgili olmadan sevmektir.
• Sevmek; sevmek istemektir.
• Sevmek, beklememektir. Beklentilerin son bulduğu bir duraktır o. Öyle ki tüm gerçekler, tüm dünya silinir gider. Ne O'ndan anlasılmayı beklersin, ne onu anlamayı. Ne onun gelmesini beklersin, ne onun Leyla, Mecnun olmasını. Beklediğin bir şey yoktur sevmeyi becermek dışında.
• Sevmek, gücenmemektir.
• Sevmek sevgililerin hiçbir sözüne üzülmemeyi ögrenmek demektir.
• Sevgilinin ölüm hançerine bile hayır dememektir sevmek. Onun vuruşuna, onun tokadına alınmamaktır, sevgiliden gelen her hareketi ve her sözü kabullenmektir. İhanetlere, hainliklere bile üzülmemektir. Sevgiliden gelen öl emrine bile ölürüm diyebilmektir. Kendi elleriyle kalbini bir bıçak ucuna koymaktır sevmek.
• Sevmek ölmektir.
• Sevmek, ölmesini bilmektir.
• Sevgili için yaşamaktır. Onun eli, kolu, gözü, kalbi olmaktır. Ama artık onun bir şeyi olunmadığı bir zaman ölmesini bilmektir! Sevmek, vermektir. Sevmek sevdiği için almasını bilmektir. Almamaya yemin ederek vermektir. Ama almalarda kurtaracaksa sevgiliyi almasını bilmektir sevmek!
• Sevmek, tükenmektir. Sevmekten ölürken tekrar varolmaktır o sevgiden.
• Sevmek sevgilinin gel deyişine hayır demektir. Sevgilinin aşkıyla boğuşurken, yüzerken o aşk denizinde sevgilinin uzanan eline hayır demektir.
• Sevgilinin bakan gözüne bakmamaktır sevmek. Ağlayan gözlere şefkat ve tebessümle yanıt verebilmektir.
• Sevmek, sevgili olmaktır. Sevgilinin yüzündeki gülücük olmaktır. Onu yaşama döndürecek bir damla su olmaktır. Sevmek sevgilinin limanı olmaktır. Sevmek sevdiğinin canı olmaktır. Onun ölümü isteyebileceği canı olmaktır. Sevmek yangın olmaktır. Yanmaktır, kor olmaktır. Dağ olmaktır, evren olmaktır. Her şey olmaktır, hiç olmaktır. Alev olup girmektir gönüllere.
• Sevmek yürümektir gönüllerde.
• Sevmek güvenmektir.
• Sevmek onaylanmaktır.
• Sevmek sevgiliye bir nefes gibi, bir ses gibi yakın olmaktır. Sevmek çok ötelerde olsa bile yaşamak ve yakın olmaktır sevgiliye. Yakınlılıktır, doğallıktır, özdenliktir sevmek.
• Yalansızlık, içtenlilik, ölümsüzlülüktür sevmek. İlk insanın, Havva'nın Adem'in saflığını ve temizliğini, çocuk masumluğunu taşımaktır sevmek.
• Gözyaşı olmaktır, yağan yağmur olmaktır. Bir sonbahar mevsiminin sarı yaprağı gibi yalnız olmaktır sevmek.
• Sevgilisizken sevgiliyi sevmektir.
• Sevmek üşümektir. Sevgilinin yokluğuna üşümektir.
• Sevgiliyle her şeyi göze almaktır sevmek. Ki sevgilinin olduğu cehenneme yürümektir. Sevgilinin olmadığı Cennete de gitmemektir sevmek.
• Sevmek, sevgiliyi cennet etmektir.
• Sevmek bir olmaktır.
• Sevmek yaşamaktır.
• Ve sevmek inanmaktır.
• Sevmek bir başkasının hayatını yaşamaktır.
• Sevmek sevmesini haketmektir.
• Sevmek sevgilinin baktığı yerde, sustuğu yerde olmaktır.
• Sevmek sevgilisiz geçen gecelerin sabahına varmaktır. S
• evmek saz benizli sabahlarda yaşamaktır sevgiliyi.
• Sevmek sevmesini bilmektir.
• Sevmek ölmesini bilmektir.
• Sevmek SEVMEK olmaktır.
• AŞK olmaktır.
• Aşk bir kere sevmektir.
• Sevmek aşkın kendisi olmaktır.
• Ölümü Özlemeyen Aşkı Anlayamaz..
• Sevmek yaşamaktır.
• Sevdiğini kendisi gibi, kendisinden de çok duyumsamaktır.
• Sevmek sevdiği olmaktır.
• Sevmekte ikilikler kalkar, bir olmalara gidilir. İki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide. Tek bir kalp olunur, tek bir yürek olunur.
• Sevmek paylaşmaktır . Sevdiğiyle sevdiğini paylaşmaktır. Sevdiğiyle kalbini bölüşmektir sevmek. Ki tek kalp olunsun.
• Sevgide son yoktur. Sevgiler hiçbir zaman son bulmazlar. Biten sevgiler yoktur, bitmiş gibi görünen sevgiler vardır. Vazgeçiş de yoktur sevgide. Yaşandıkça yaşatılır sevilen. Ama kimi zaman sevgili için kimi zamansa sevginin bir gereği olarak saklanır bu aşklar. Vazgeçiş yoktur, vazgeçmiş gibi görünmek vardır o yüzden.
• Sevmekte istemek yoktur. Sevgilinin olduğu yerde son bulur istekler. Bir şey varsa istediğin bu senin için değil, sevgili için istediğindir. Ondan O'nun adına istersin. O'nu daha sonsuz sevebilmek için istersin. Sevme özgürlüğünü istersin, kabul edilmesini istersin. İstersin ama bir gün gelir bu istekler de son bulur. Kendinden istersin artık. Sevgiliyi daha çok sevmek istersin kendinden. Sonsuz kılmak istersin. Bu yolda sevgili olur mu, olmaz mı bunu sevgilinin isteği belirler.
• Sevmek sevgiliyi istememeyi öğrenmektir. Sevmek sevgiliyi sevgili olmadan sevmektir.
• Sevmek; sevmek istemektir.
• Sevmek, beklememektir. Beklentilerin son bulduğu bir duraktır o. Öyle ki tüm gerçekler, tüm dünya silinir gider. Ne O'ndan anlasılmayı beklersin, ne onu anlamayı. Ne onun gelmesini beklersin, ne onun Leyla, Mecnun olmasını. Beklediğin bir şey yoktur sevmeyi becermek dışında.
• Sevmek, gücenmemektir.
• Sevmek sevgililerin hiçbir sözüne üzülmemeyi ögrenmek demektir.
• Sevgilinin ölüm hançerine bile hayır dememektir sevmek. Onun vuruşuna, onun tokadına alınmamaktır, sevgiliden gelen her hareketi ve her sözü kabullenmektir. İhanetlere, hainliklere bile üzülmemektir. Sevgiliden gelen öl emrine bile ölürüm diyebilmektir. Kendi elleriyle kalbini bir bıçak ucuna koymaktır sevmek.
• Sevmek ölmektir.
• Sevmek, ölmesini bilmektir.
• Sevgili için yaşamaktır. Onun eli, kolu, gözü, kalbi olmaktır. Ama artık onun bir şeyi olunmadığı bir zaman ölmesini bilmektir! Sevmek, vermektir. Sevmek sevdiği için almasını bilmektir. Almamaya yemin ederek vermektir. Ama almalarda kurtaracaksa sevgiliyi almasını bilmektir sevmek!
• Sevmek, tükenmektir. Sevmekten ölürken tekrar varolmaktır o sevgiden.
• Sevmek sevgilinin gel deyişine hayır demektir. Sevgilinin aşkıyla boğuşurken, yüzerken o aşk denizinde sevgilinin uzanan eline hayır demektir.
• Sevgilinin bakan gözüne bakmamaktır sevmek. Ağlayan gözlere şefkat ve tebessümle yanıt verebilmektir.
• Sevmek, sevgili olmaktır. Sevgilinin yüzündeki gülücük olmaktır. Onu yaşama döndürecek bir damla su olmaktır. Sevmek sevgilinin limanı olmaktır. Sevmek sevdiğinin canı olmaktır. Onun ölümü isteyebileceği canı olmaktır. Sevmek yangın olmaktır. Yanmaktır, kor olmaktır. Dağ olmaktır, evren olmaktır. Her şey olmaktır, hiç olmaktır. Alev olup girmektir gönüllere.
• Sevmek yürümektir gönüllerde.
• Sevmek güvenmektir.
• Sevmek onaylanmaktır.
• Sevmek sevgiliye bir nefes gibi, bir ses gibi yakın olmaktır. Sevmek çok ötelerde olsa bile yaşamak ve yakın olmaktır sevgiliye. Yakınlılıktır, doğallıktır, özdenliktir sevmek.
• Yalansızlık, içtenlilik, ölümsüzlülüktür sevmek. İlk insanın, Havva'nın Adem'in saflığını ve temizliğini, çocuk masumluğunu taşımaktır sevmek.
• Gözyaşı olmaktır, yağan yağmur olmaktır. Bir sonbahar mevsiminin sarı yaprağı gibi yalnız olmaktır sevmek.
• Sevgilisizken sevgiliyi sevmektir.
• Sevmek üşümektir. Sevgilinin yokluğuna üşümektir.
• Sevgiliyle her şeyi göze almaktır sevmek. Ki sevgilinin olduğu cehenneme yürümektir. Sevgilinin olmadığı Cennete de gitmemektir sevmek.
• Sevmek, sevgiliyi cennet etmektir.
• Sevmek bir olmaktır.
• Sevmek yaşamaktır.
• Ve sevmek inanmaktır.
• Sevmek bir başkasının hayatını yaşamaktır.
• Sevmek sevmesini haketmektir.
• Sevmek sevgilinin baktığı yerde, sustuğu yerde olmaktır.
• Sevmek sevgilisiz geçen gecelerin sabahına varmaktır. S
• evmek saz benizli sabahlarda yaşamaktır sevgiliyi.
• Sevmek sevmesini bilmektir.
• Sevmek ölmesini bilmektir.
• Sevmek SEVMEK olmaktır.
• AŞK olmaktır.
• Aşk bir kere sevmektir.
• Sevmek aşkın kendisi olmaktır.
• Ölümü Özlemeyen Aşkı Anlayamaz..
SENİ SENSİZ SEVİYORUM…
Özlüyorum seni, özlemin büyüdükçe büyüyor içimde durduramıyorum. Kavuşacağımız anı bekleyerek geçiyor zamanım. Hiçbir şey zevk vermiyor bana sen
yokken. Sıçrayarak uyanıyorum geceleri, yanıma bakıyorum yoksun ama sen bana oysa
bir nefes kadar yakınsın, kimse bilmiyor ki sana olan sevdamı, nasıl anlatabilirim sana ve
diğerlerine. Tekrar gözlerimi kapıyorum, dönüp duruyorum sabaha kadar. Sensizken her
güne yorgun uyanıyorum. Tadım yok işte anla beni ne olur GÜZELİM…
Özlüyorum seni, özlemin büyüdükçe büyüyor içimde durduramıyorum. Kavuşacağımız anı bekleyerek geçiyor zamanım. Hiçbir şey zevk vermiyor bana sen
yokken. Sıçrayarak uyanıyorum geceleri, yanıma bakıyorum yoksun ama sen bana oysa
bir nefes kadar yakınsın, kimse bilmiyor ki sana olan sevdamı, nasıl anlatabilirim sana ve
diğerlerine. Tekrar gözlerimi kapıyorum, dönüp duruyorum sabaha kadar. Sensizken her
güne yorgun uyanıyorum. Tadım yok işte anla beni ne olur GÜZELİM…
TEŞEKKÜRLER SEVGİLİM
Beni deli bir sevdaya sürükledin. Uzun zamandır hasret kaldığım denizinde yüzüyorum şimdi. Geçmişin karanlığından adı batasıca acılardan hiçlik duygusundan ve yalnızlığın hüznünden kurtardın. Dünyayı yeniden yaşanır kıldın, hayatıma yeni heyecanlar, yeni umutlar ekledin. Hayal etmenin ne kadar güzel olduğunu öğrettin…
Beni deli bir sevdaya sürükledin. Uzun zamandır hasret kaldığım denizinde yüzüyorum şimdi. Geçmişin karanlığından adı batasıca acılardan hiçlik duygusundan ve yalnızlığın hüznünden kurtardın. Dünyayı yeniden yaşanır kıldın, hayatıma yeni heyecanlar, yeni umutlar ekledin. Hayal etmenin ne kadar güzel olduğunu öğrettin…
YİTİK SEVDAM…
Önce buğulu bir cam ardından gördüm SENİ. Seni ve o kentini. Apansızdı bu sevda, vurdumduymazdı. Bir kemanın tiz sesinde günler soğuk, günler titreyerek geçiyor ve yıllar geçiyor, her şey geçiyor ama bir sen geçmiyorsun nedense.
Ben neler gördüm, ne hicranlara tanık oldum bir bilsen. Tanıklık bir yağmur tanesi kadar narin ve bir ah’ın verdiği acı kadar zalimdir. Sonra kayıp kimlikler vardı, müsvedde insanlıklar. Ilık bir sam yelinin ardından gelen hırçın bir rüzgar, ucuzlamış umutlar, pahalı olansa yalanlar.
Ben sevgimi saklamıştım azlında, okyanusların bile unuttuğu kumsalların ardına. Ama orda da rahat yoktu, galiba. Buldular beni savrulan yapraklar, firar yolculuklar…
Ben her eylülde göç ederdim uzak diyarlara… her ne kadar kanadım kırılmışsa da… Yitirmek korkusunu göze almak bin beterdi, yalnızlıktan. Yalnızlıklar notaları kurşunlanmış bir şarkıysa, kaybetmek bir enkazdı yırtık yamalı sevdalara. Giderken kan damlıyordu, ardından. Bir sanıktın sen daima. Çünkü bir sıfır mağlup etmiştin bu aşkı gururuna. Anla diye söylüyorum.
Bir kent gidince bir sevda ayrılınca bitermi? Bir kent bitse bile, bir sevda bitse bile, o kente o sevdaya gitmiş olmak bitmezki!
Bir sevdanın son sözlerini yazdım aslında. Anıların gölgesinde kalmış bir aşkın son direncini. Artık kendini korkutma, yeni bir kente imzanı at, yürü ve ardına bakma ama umursamayı da UNUTMA!!!
Önce buğulu bir cam ardından gördüm SENİ. Seni ve o kentini. Apansızdı bu sevda, vurdumduymazdı. Bir kemanın tiz sesinde günler soğuk, günler titreyerek geçiyor ve yıllar geçiyor, her şey geçiyor ama bir sen geçmiyorsun nedense.
Ben neler gördüm, ne hicranlara tanık oldum bir bilsen. Tanıklık bir yağmur tanesi kadar narin ve bir ah’ın verdiği acı kadar zalimdir. Sonra kayıp kimlikler vardı, müsvedde insanlıklar. Ilık bir sam yelinin ardından gelen hırçın bir rüzgar, ucuzlamış umutlar, pahalı olansa yalanlar.
Ben sevgimi saklamıştım azlında, okyanusların bile unuttuğu kumsalların ardına. Ama orda da rahat yoktu, galiba. Buldular beni savrulan yapraklar, firar yolculuklar…
Ben her eylülde göç ederdim uzak diyarlara… her ne kadar kanadım kırılmışsa da… Yitirmek korkusunu göze almak bin beterdi, yalnızlıktan. Yalnızlıklar notaları kurşunlanmış bir şarkıysa, kaybetmek bir enkazdı yırtık yamalı sevdalara. Giderken kan damlıyordu, ardından. Bir sanıktın sen daima. Çünkü bir sıfır mağlup etmiştin bu aşkı gururuna. Anla diye söylüyorum.
Bir kent gidince bir sevda ayrılınca bitermi? Bir kent bitse bile, bir sevda bitse bile, o kente o sevdaya gitmiş olmak bitmezki!
Bir sevdanın son sözlerini yazdım aslında. Anıların gölgesinde kalmış bir aşkın son direncini. Artık kendini korkutma, yeni bir kente imzanı at, yürü ve ardına bakma ama umursamayı da UNUTMA!!!
KAN GİBİSİN
Sensiz geceyi izliyorum. Ay düşüyor gözlerime.
Sigara üzerine sigara, duman duman özlem.
Bir kadeh rakı, içime akan sen. Niye bitmiyorsun.
Niye uzaklaştıramıyorum seni kendimden.
Öylesine bendesin ki, ölmüyorsun.
Ölsen ben de öleceğim sanki…
Çıkarsan içimden bütün kanım da senle birlikte akıp gidecek…
Öylesin…
Sensiz geceyi izliyorum. Ay düşüyor gözlerime.
Sigara üzerine sigara, duman duman özlem.
Bir kadeh rakı, içime akan sen. Niye bitmiyorsun.
Niye uzaklaştıramıyorum seni kendimden.
Öylesine bendesin ki, ölmüyorsun.
Ölsen ben de öleceğim sanki…
Çıkarsan içimden bütün kanım da senle birlikte akıp gidecek…
Öylesin…
GÜLE GÜLE…
ŞİMDİ YORGUN YÜREĞİM…
BUNCA ÇABAYA RAĞMEN O MUTLULUK
GÜLÜŞÜNÜ YÜZÜNDE GÖREMEDİĞİM
İÇİN YORGUN…
CESARETSİZLİĞİNLE, UMURSAMAZLIĞINLA,
AŞKA BURUN KIVIRMANLA YORGUN…
BU YÜZDEN DAHA FAZLA KALDIRAMAYACAK
SENİ…
DAHA FAZLA YAŞAYAMAYACAK BU UMUTSUZ
AŞKI…
YÜREĞİM SENİ BU AŞKIN EN ZAYIF HALKASI SEÇTİ…
ŞİMDİ YORGUN YÜREĞİM…
BUNCA ÇABAYA RAĞMEN O MUTLULUK
GÜLÜŞÜNÜ YÜZÜNDE GÖREMEDİĞİM
İÇİN YORGUN…
CESARETSİZLİĞİNLE, UMURSAMAZLIĞINLA,
AŞKA BURUN KIVIRMANLA YORGUN…
BU YÜZDEN DAHA FAZLA KALDIRAMAYACAK
SENİ…
DAHA FAZLA YAŞAYAMAYACAK BU UMUTSUZ
AŞKI…
YÜREĞİM SENİ BU AŞKIN EN ZAYIF HALKASI SEÇTİ…
Aşk;
Koskocaman bir yalan
Bazen, çöllere düşüren, bazen de dağları deldiren
Kavuşmasız kuruyan ırmaklarda yüzdüren
Aynada yaşlanan yüzünü seyreden
Koskocaman bir yalan dünyada gülümseten
Aşk;
Koskocaman bir yalan
Boran kuşunun gözündeki üç damla yaşı akıtan
Dümeni olmayan bir geminin kaptanlığını yaptıran
Elimdeki kadehin içine bir parça kan damlatan
Ve o kadehte yüzmesini bilmeyeni yüzdüren
Aşk;
Koskocaman bir yalan
Neden diye her sorulan soruya yanış cevap veren
Resimdeki görüntünle hayallere daldıran
Bir parça umut isteyen
Aşk; ne sensiz olur ne de senle dedirten
Koskocaman bir yalan
Bazen, çöllere düşüren, bazen de dağları deldiren
Kavuşmasız kuruyan ırmaklarda yüzdüren
Aynada yaşlanan yüzünü seyreden
Koskocaman bir yalan dünyada gülümseten
Aşk;
Koskocaman bir yalan
Boran kuşunun gözündeki üç damla yaşı akıtan
Dümeni olmayan bir geminin kaptanlığını yaptıran
Elimdeki kadehin içine bir parça kan damlatan
Ve o kadehte yüzmesini bilmeyeni yüzdüren
Aşk;
Koskocaman bir yalan
Neden diye her sorulan soruya yanış cevap veren
Resimdeki görüntünle hayallere daldıran
Bir parça umut isteyen
Aşk; ne sensiz olur ne de senle dedirten
Şimdi Gidiyorum
Şimdi gidiyorum
Dönüp bakmadan arkama
Elimde bir bavul
Cebimde bir paket cıgara
Ve bir kadın sesi arkamdan
Bağırıyor, Ağlıyor
Ağlama!
Benim için gözyaşını harcama
Şimdi gidiyorum
Kanadı kırık bir kuş gibi
Bir serseri kurşun gibi
Gidiyorum bilmeden gittiğim yeri
Ve bozuk bir musluk gibi durmadan akıyor gözyaşlarım
İçimde herkesi unutmanın savaşı
Palavra!
Hayat yaşamayı öğretir unutmayı asla...
Şimdi gidiyorum
Dönüp bakmadan arkama
Elimde bir bavul
Cebimde bir paket cıgara
Ve bir kadın sesi arkamdan
Bağırıyor, Ağlıyor
Ağlama!
Benim için gözyaşını harcama
Şimdi gidiyorum
Kanadı kırık bir kuş gibi
Bir serseri kurşun gibi
Gidiyorum bilmeden gittiğim yeri
Ve bozuk bir musluk gibi durmadan akıyor gözyaşlarım
İçimde herkesi unutmanın savaşı
Palavra!
Hayat yaşamayı öğretir unutmayı asla...
Elveda
Bu satırlar dökülürken kalbimden
Çıkmaz sokaklara girdim kendi içimde
Acı ile bağırarak etrafa
Yolumu bulmaya çalıştım kendi içimde
Sen ki dostluk tanrıçasıydın benim için
Sende beni bırakıp gidecek insan mıydın
Karanlıktaki ışıktın benim için
Sende sönecek kadar sıradan mıydın
Ağlamak istiyorum ama ağlanmaz
Bir dost gerçekten dost olsa zaten ağlatmaz
Elveda artık dostluk tanrıçam
Ben kayboluyorum yine kendi içimde
Bu satırlar dökülürken kalbimden
Çıkmaz sokaklara girdim kendi içimde
Acı ile bağırarak etrafa
Yolumu bulmaya çalıştım kendi içimde
Sen ki dostluk tanrıçasıydın benim için
Sende beni bırakıp gidecek insan mıydın
Karanlıktaki ışıktın benim için
Sende sönecek kadar sıradan mıydın
Ağlamak istiyorum ama ağlanmaz
Bir dost gerçekten dost olsa zaten ağlatmaz
Elveda artık dostluk tanrıçam
Ben kayboluyorum yine kendi içimde
Yağmurkızı
Yağmur çiselerken hayata
Ağır ağır gidiyorum kaldırımsız dünyada
Arkamda yalnızlığımı öldüren gölgem
Etrafta solgun yüzleriyle insanlar
Ve bizi delip geçecek bir rüzgar...
Güneş küsmüş dünyaya, göstermiyor yüzünü
Olsun yağmur yağsın hızlansın
Çünkü pencereden bakacak yağmurkızı
Gözleri zeytin yüreği kan kırmızı
O, böyle günlerin yıldızı...
Yağmurkızı hasretini çektiğin yağmur yağıyor
Gözlerin büyümüş dünyayı tarıyor
Ama aradıgın sevda bu dünyada değil
O, kaybolmuş dünyasında kendini arıyor
Bu yağmur onun kalbine yağıyor...
Yağmur çiselerken hayata
Ağır ağır gidiyorum kaldırımsız dünyada
Arkamda yalnızlığımı öldüren gölgem
Etrafta solgun yüzleriyle insanlar
Ve bizi delip geçecek bir rüzgar...
Güneş küsmüş dünyaya, göstermiyor yüzünü
Olsun yağmur yağsın hızlansın
Çünkü pencereden bakacak yağmurkızı
Gözleri zeytin yüreği kan kırmızı
O, böyle günlerin yıldızı...
Yağmurkızı hasretini çektiğin yağmur yağıyor
Gözlerin büyümüş dünyayı tarıyor
Ama aradıgın sevda bu dünyada değil
O, kaybolmuş dünyasında kendini arıyor
Bu yağmur onun kalbine yağıyor...
helal
sana helal olsun kardesım nasılsın busene senlen görüsemedık ama kısmettse seneye olur kardesım yazdıgın seylerın gercekten anlamı buyuk hayatında basarı dılıyom sana kardesım allaha emanet ol salıcak kal saygılarımlan xxxxxx yıldız olu xxxxxxx

bu güzel siirleri bizlerle paylastigin icin teskkürler
kesinlikle bir cok arkadaslarin duygularina tercüman olmussundur.
sevipte sevilmeyenlerin
sevipte kavusamayanlarin
sevdiginin kiymetini bilmeyenlerin.......
bence nankör olmayan tek sevgi ALLAHA olan sevgi.
Muhabbetle kal.
kesinlikle bir cok arkadaslarin duygularina tercüman olmussundur.
sevipte sevilmeyenlerin
sevipte kavusamayanlarin
sevdiginin kiymetini bilmeyenlerin.......
bence nankör olmayan tek sevgi ALLAHA olan sevgi.
Muhabbetle kal.
Yarabbi! Hakkımda hayırlı olanı, gönlüme razı eyle. Gönlümde olanıda hakkımda hayırlı eyle.
SELAM
ZEYNEP HANIM MERHABA ;
BENCE MUTLULUĞUN SEBEPLERİNDEN BİRİ PAYLAŞMAKTIR.
EĞER ELİMDE Bİ İMKAN VAR İSE NEDEN PAYLAŞMAYAYIMKİ
PAYLAŞMAK GÜZEL BİŞEY
NE MUTLU BANA BİRİLERİNE TERCÜME OLDUM İSE
BU ARADA BU ARALAR SİTEDE PEK KİMSE YOK MU BANA MI
ÖYLE GELİYOR
NEYSE KENDİNİZE İYİ BAKIN BEN YENİ ÇALIŞMALAR HAZIRLAYACAĞIM
SİZLERLE ELİMDE OLAN İMKANLAR MÜSADE ETTİKÇE HERŞEYİ YARARLI OLAN HERŞEYİ PAYLAŞACAĞIM
BENCE MUTLULUĞUN SEBEPLERİNDEN BİRİ PAYLAŞMAKTIR.
EĞER ELİMDE Bİ İMKAN VAR İSE NEDEN PAYLAŞMAYAYIMKİ
PAYLAŞMAK GÜZEL BİŞEY
NE MUTLU BANA BİRİLERİNE TERCÜME OLDUM İSE
BU ARADA BU ARALAR SİTEDE PEK KİMSE YOK MU BANA MI
ÖYLE GELİYOR
NEYSE KENDİNİZE İYİ BAKIN BEN YENİ ÇALIŞMALAR HAZIRLAYACAĞIM
SİZLERLE ELİMDE OLAN İMKANLAR MÜSADE ETTİKÇE HERŞEYİ YARARLI OLAN HERŞEYİ PAYLAŞACAĞIM